Tarihçemize kaldığımız yerden devam ediyoruz... :)
Ticari amaçlarla kullanılabilen ve seri halde üretimi yapılan ilk bilgisayar UNIVAC I oldu. Bu bilgisayarın giriş-çıkış birimleri manyetik bant idi ve bir yazıcıya sahipti. Aynı yıllarda IBM 701 bilgisayarı piyasaya çıktı. Bu bilgisayarın vakum tüplü ve basit biçimde programlanabilen bir yapısı bulunuyordu. IBM firması 1958'den itibaren bilgisayarda vakum tüpleri yerine diot ve transistörleri kullanmaya başladı. Buna bağlı olarak daha küçük, hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar pazarlandı.
1964 yılından itibaren transistörlerin yerini bütünleşik devrelerin alması bilgisayar alanındaki gelişmelere ivme kazandırmış; daha hızlı, güvenilir ve maliyeti daha ucuz bilgisayarlar üretilmeye başlanmıştır. 1970 yılından itibaren geniş çapta bütünleşik devrelerin kullanılmaya başlanmasının bilgisayar devrimine yeni boyutlar kattığı görülmüştür. Özellikle 1993 yılından itibaren geniş bellekli ve hızlı bilgisayarlar yanısıra güçlü programlama dilleri ve işletim sistemlerinin ortaya çıktığı dikkatleri çekmektedir. Artık eski bilgisayarlarda kullanılan çekirdek bellek yerine daha ucuz manyetik iç bellekler kullanılmakta ve bilgisayar maliyetleri gün geçtikçe düşmektedir.
Tarihçeyi ben anlatarak bitiremem... sadece üstten bi değinmek istedim ve madem bölümüm bilgisayar öğretmenliği en azından bunları bilmem gerektiğini düşündüm... olurda öğretmen olduğum zaman öğrencilerim sorarsa işime yarar diye düşündüm... :))
Harddiskle İlgili Şu İlginç Bilgiye de Bakalım...
IBM ilk hard diskli bilgisayar olan 305 RAMAC’i Eylül 1956 da üretti.
5 Mb kapasiteli bu hard disk 1 tondan fazla geliyordu.
Herhalde simdi gömlek cebimize girebilen parmak boyundaki 4 Gb kapasiteli
flash belleklere daha büyük hayranlik duymaliyiz.
bir tondan fazla harddisk... düşüncesi bile korkunç değil mi... :))
İlk analog bilgisayar 1931 yılında Vannevar Bush tarafından gerçekleştirildi. Buna karşılık ilk sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939'da New York'taki Bell Laboratuvarında üretti. Stibiz ikili sistemi bu makinaya uygulayarak komplex sayılarla aritmetik işlemler yapılmasını sağladı.
Bilgisayarlar konusunda en önemli ve hızlı gelişmeler 2. Dünya Savaşından sonra başladığı görülüyor. Haward Aitken IBM ile işbirliği yapmak suretiyle 1944'de MARK I'i tamamladı. Bu bilgisayarlar bugünün şartlarına göre büyük bir başarı olarak kabul edildi. MARK I'e bilgiler delikli kartlara veriliyor ve sonuçlar yine delikli kartlarla alınıyordu. [ ilginç değil mi... :) ]
Bir grup bilim adamı tarafından 1945'de ENIAC isimli bir bilgisayar yapıldı. ENIAC askeri amaçlar için geliştirildi. Radyo lambaları kullanılıyordu ve MARK I'e göre oranla oldukça hızlıydı. Bu bilgisayar ile elektronik bilgisayara geçiş başlamış ve mekanik donanım yerini elektronik devrelere bırakmıştır.
Artık işin teknik kısmına başlıyoruz... :)
İnsanlar, her an gelişme ve kendini yenileme eğilimindedirler. Hepimizde olduğu gibi...Sürekli bişeylerde değişiklik yapmak istiyoruz ve hep kendimizi bi şekilde değiştirmeye çalışıyoruz. Ancak bu gelişme ve değişme sürecinde insan zamanının çoğunu düşünmeye, araştırmaya ve uygulamaya ayırmak zorundadır. Sıkıcı ve uzun hesaplamalar, verimi azaltmakta ve gelişmeleri geciktirmektedir. Böyle çalışmaktan kurtulma zamanı gelmişti artık ve bişeyler yapılmalıydı. Bunun içinde hayli bi çaba ve zaman gerekiyordu. Harcanan bu çaba ve zamanlar BİLGİSAYAR TEKNOLOJİ sini doğurdu sonunda. artık herşey eskiye göre daha kolay olacaktı.
Şimdi de bilgisayarın tarihçesine ve nerde ortaya çıktığına bi göz atalım... :)
İlk bilgisayarın aslında yabancısı değiliz. Hepimizin ilkokulda kullandığı abaküsten farksız değildi. Bundan yaklaşık 5000 yıl kadar önce Asya'da ortaya çıkmıştır. Bilgisayar tarihinin asıl başlangıcı ingiliz bir matematik profesörü olan Charles Babbage ile başlar. 1812 de Babbage makinalar ile matematik arasındaki doğal uyuma dikkat çekti. Hata yapmaksızın görevlerini tekrarlayan birer cihaz olduklarını hepimiz biliyoruz. ancak bi problem vardı. Matemateğin ihtiyacına göre makinalrın olayı uygulayabilmesiydi problem. Bundan yola çıkan Babbage lokomotif kadar büyük ve buhar gücüyle çalışan makina bir programa sahip olacak hesaplamaları yaptıktan sonra sonuçları otomotik olarak yazabilecekti. Yalnız bugünün standartlarına çok ilkel olan buhar güçlü bilgisayar asla yapılmadı.
1850 yılında George Boole kendi adıyla annılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri sistemini bularak, bilgisayarların gelişimi üzerinde önemli rol oynamıştır.
1890'da Herman Hollerith tarafından, delikli kartlarla bilgilerin yüklenebildiği ve bu bilgiler üzerinde toplama işlemlerinin yapılabildiği bir elektro mekanik araç geliştirdi. Bu hesaplayıcı ilk olarak ABD' nin nüfus sayımında başarılı bir şekilde kullanıldı...






